Ceza yargılamasının hedefi suç nedeniyle bozulan toplumsal düzeni yeniden sağlamak için cezalandırmayı gerçekleştirmek ve bunun amaçla maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Ceza dava dosyası geniş anlamda yorumlandığında soruşturma ve kovuşturma aşamaları ile iddianameyi de içeren bir süreçtir.
Ceza Dava Dosyası Nedir?
Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Suç şüphesi hakkındaki maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için şüpheliyle ilgili tüm lehe ve aleyhe delillerin toplanması gerekir. Amaç doğrudan cezalandırmak değildir. Bu nedenle adil bir yargılama yapılmalıdır. Savcı tüm bu işlemleri yaparken kolluktan yardım alır.
İşlenen bir suçun toplum düzenini bozduğu varsayılır. Bozulan düzeni yeniden sağlamak kamu gücünün görevidir. Suçun ortaya çıkardığı menfaat dengesizliğini eski haline getirmek için soruşturma ve kovuşturma aşamaları tarafların tüm yararlarını gözeterek yürütülmelidir. Suçlunun ıslahının ve yeniden toplumsal yaşama adaptasyonunun sağlanması, suç nedeniyle zarar görenlerin yaşadığı olumsuzlukların mümkün olduğunca giderilmesi ve kamuoyu nezdinde kanun ihlallerinin karşılıksız kalmadığına ikna olunması sürecin hedefleri arasındadır.
Kısaca Ceza Davası Nasıl Açılır?
Ceza Muhakemesi Kanunu m.170 hükmü gereğince kamu davasını açma görevi Cumhuriyet savcısı tarafından yerine getirilir. Toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa savcı tarafından bir iddianame düzenlenir. İddianamenin mahkeme tarafından kabulüyle kamu davası açılmış olur ve kovuşturma evresi başlar. Gerek mağdur gerek şüpheli süreci uzman bir ceza avukatının gözetiminde yürütmelidir.
Ceza Dava Dosyası Nasıl Kapanır?
Kamu davasının sona ermesi hükümle olur. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararları, hükümdür. Dava dosyasının kapanmış sayılabilmesi için itiraz üzerine veya itiraz edilmeden kesinleşmiş olması gerekir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ise bu konuda farklılık taşır. Geri bırakılma kararının kesinleşmesinin ardından beş yıl denetime tabi tutulan sanık hakkında ihlalde bulunmaması halinde davanın düşmesi kararı verilir.
Şikayete tabi suçlarda şikayetçinin şikayetinden vazgeçmesi sonucunda davanın düşmesine karar verilir. Kovuşturma evresinde uzlaşma gerçekleştiği takdirde mahkeme, uzlaşma sonucunda sanığın edimini tek seferde yerine getirmesi halinde, davanın düşmesine karar verir. Ceza davasının tarafları kendilerini doğrudan ilgilendiren bu teknik detaylar hakkında avukatlardan danışmanlık hizmeti almalıdır.
Ceza Dava Dosyasında Şikayet Süreci
Kural olarak suçlar kamu gücü tarafından re’sen (kendiliğinden, görevi gereği) soruşturulur. Bazı suçlar ise kişilerin özel alanlarına devlet müdahalesini engellemek veya zarar göreni korumak gibi nedenlerle şikayete tabi suçlar olarak ele alınmıştır. Suça ilişkin ihbar veya şikayet suç duyurusu dilekçesi ile Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluk makamlarına yapılabilir.
Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilirler. Katılma, alınan kararlara itiraz etme, kanun yollarına başvurma, delillerin toplanmasını isteme gibi hakları verir.
Ceza Davaları Arabulucuya Gider Mi?
Ceza yargılamasında soruşturma ve kovuşturma aşamalarında uzlaştırma mümkündür. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı tüm suçlar (soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip suçu (Türk Ceza Kanunu m. madde 123) ve hakaret suçu (TCK m.125 ikinci fıkra) hariç) ile TCK m.253’te belirtilen suçlar uzlaştırmaya tabidir.
Uzlaştırma gizlilik esası üzerinden yürütülen, şüpheli veya sanık ile mağdur, suçtan zarar gören veya kanuni temsilcilerinin özgür iradeleri ile karar vererek bir edim karşılığında veya edimsiz olarak uzlaştırmacı tarafından anlaştırılmaları suretiyle uyuşmazlığın giderilmesi sürecidir.
Ceza Davasında Nasıl Savunma Yapılır?
Ceza davalarında savunma bir bütündür. Soruşturmanın başladığı anda savunma da başlar. Çünkü şüpheli (ilerleyen aşamada sanık) yaptığı savunmalarda tutarlılık göstermeli ve müdafisi ile uyumlu hareket etmelidir. Savunma sözlü ve yazılı olarak yapılabilir. Bunun yanında lehe olan delillerin toplanmasını istemek de savunma amacıyla yapılacak işlerdendir. Yargılama konusuna uyan güncel Yargıtay kararlarının dosyaya sunulması da mahkemenin kararını etkileyebilecek lehe savunma şeklidir.
Ceza Davalarında Zamanaşımı Kavramı
Ceza davalarında zamanaşımı davanın ve cezanın düşürülmesi ile ilgilidir. Bu kavram TCK’da açıklanmıştır. Suçun işlenmiş kabul edildiği tarihten sonra belli bir sürenin geçmesi sonucu kamu davasının düşmesine dava zamanaşımı denir. Öngörülen sürelerin geçmesi ile dava açılmaz veya açılmış dava kesin hükümle sonuçlanmazsa ceza davası artık yürütülemez.
Ceza zamanaşımı ise verilmiş bir cezanın belirli sürelerin geçmesiyle artık uygulanamaması anlamına gelir. Bu süreler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk, müebbet hapis cezalarında otuz, yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmi dört, beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi ve beş yıla kadar hapis ve adli para cezalarında on yıldır. Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Ceza Dava Sürecinde Hangi Belgeler Dosyada Yer Alır?
Ceza dava dosyasında her türlü yazılı delil (yer gösterme tutanağı, otopsi raporu, adli tıp veya kriminal raporları vb.), bilirkişi raporları, uzman mütalaası, duruşma tutanakları, savunma dilekçeleri, iddianame, dosya uzlaştırmaya gittiyse buna ilişkin evraklar, soruşturma dosyasına ait belgeler, resmi kurumlar arası yazışmalar gibi belgeler yer alır.
Ceza Davalarında Sanık Ne Yapmalı?
Dava sonunda potansiyel bir ceza alma riski ile karşı karşıya olan şüpheli/sanık açısından en doğru davranış soruşturmanın en başından itibaren avukat tutmaktır. Çünkü savcılıkta veya emniyette verilen ifade davanın esasını oluşturur, gidişatı belirler. Kişiler verdikleri ifadelerde önemsiz olduğunu düşündükleri bir beyanın savcılık veya mahkeme tarafından aleyhte yorumlanması sorunu ile karşılaşabilir. Bunu engellemenin yolu ise mümkün olması halinde susma hakkını kullanmak ya da bir avukatla çalışmaktır.
Ceza Davası Ne Kadar Sürer?
Yargılamaların uzun veya kısa sürmesi davanın görüldüğü mahkemenin iş yoğunluğuna, duruşmaların zamanında yapılmasına, delillerin toplanma süresine ve bu gibi birçok etmene bağlıdır. Yargılamaların hızlandırılması amacını taşıyan hedef süre uygulaması her bir dava türü için farklı süreler belirlemektedir. Örnek vermek gerekirse 2025 yılı esaslı bir dolandırıcılık suçu yargılaması için 360 gün, yine aynı esaslı bir uyuşturucu kullanma ve bulundurma suçu yargılaması için 75 gün hedef süre olarak belirlenmiştir.
Asliye Ceza Mahkemesi ve Ağır Ceza Mahkemesi Arasındaki Farklar Nelerdir?
Ceza davalarının esas olarak görüldüğü mahkemeler asliye ceza mahkemeleridir. Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, sulh ceza hakimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır. Asliye ceza mahkemesinin ağır ceza mahkemesinden farkı temel olarak kanunda suça karşılık öngörülen cezaların sınırıdır. Ağır ceza mahkemesinde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Asliye ceza mahkemesi tek hakimlidir.
Hangi Davalar Ağır Ceza Mahkemesi’nde Görülür?
Kanunların ayrıca belirttiği işlerin yanında, TCK’da yer alan yağma, irtikap, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, hileli iflas suçları, TCK İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332. maddeler hariç) ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalarla müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili davalar ağır ceza mahkemesinde görülür.
Ceza Davası Kesinleştikten Sonra Tazminat
CMK’da belirlenen yakalama, gözaltı, tutuklama, arama, el koyma ve diğer koruma tedbirlerine haksız yere maruz kalan kişiler haklarında verilen kararın kesinleşmesinden sonra, haksız tedbir nedeniyle uğradıkları zararların tazminini Devletten talep edebilirler. Bu kapsamda maddi ve manevi tüm zararların karşılanması istenebilir. Başvuru ağır ceza mahkemesinde dava açmak suretiyle yapılır. Bu tazminat türü uygulamada haksız tutuklama tazminatı olarak anılsa da koruma sadece tutuklamaya özgü değildir.
- Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlarına karar verilen,
- Mahkum olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
- Konutunu terk etmemek veya uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tabi olmak ve bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlarına karar verilen,
kişiler ise başvurularını 6384 sayılı Kanun gereğince Tazminat Komisyonu’na yapmalıdır.
Tazminat Komisyonu yakın dönemde, tazminata gerekçe gösterilen kararın UYAP sistemi üzerinden görüntülenmesini hak düşürücü sürenin başlangıcı olarak kabul eden kararlara imza atmıştır. Bu nedenle hak kaybı yaşamamak için bu konuya dikkat etmek gerekmektedir.

