Karabaş Mah. Müneccim Arif Sk. 25/1 İzmit/Kocaeli

Eksen Hukuk » Ceza Hukuku » Müstehcenlik Suçu Ve Cezası

Müstehcenlik Suçu Ve Cezası

Müstehcenlik Suçu Nedir ?

Müstehcenlik suçu, Türk Ceza Kanunu‘nun topluma karşı suçlar kısmının genel ahlaka karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Bu suçla, toplumda hakim olan ahlaki değer yargılarının korunması amaçlanmıştır.

Müstehcenlik suçu, alenen cinsel ilişkide bulunma veya teşhircilik yapma şeklinde görünümleri olan hayasızca hareketler suçundan farklıdır. Müstehcenlik suçu yazılı, sesli ve görüntü içeren ürünler ve yayınlar ile gerçekleştirilebilir.

Müstehcenlik suçu çocuklara karşı işlenen müstehcenlik suçu ve genel müstehcenlik suçu olmak üzere iki şekilde ele alınmıştır.

Müstehcenlik Suçunun Unsurları Nelerdir ?

Müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünleri alenen sergilemek; bu ürünleri satmak veya kiraya vermek; bunların çeşitli şekillerde reklamını yapmak veya basın yoluyla yayınlamasını sağlamak; şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlar içeren ürünlerin ticaretini yapmak müstehcenlik suçunun genel şeklini meydana getirir. Bu fiillerden herhangi biri suçun işlenmiş olması için yeterlidir.

Çocukları müstehcenlik içeren ürünlere maruz bırakmak ya da maruz kalmaları ihtimaline sebep olmak veya bu ürünlerin üretiminde çocukları ya da onların temsilini kullanmak ise çocuklara karşı işlenen müstehcenlik suçunu oluşturur. Bu suç cinsel istismar suçundan farklıdır.

Çocuklara Karşı İşlenen Müstehcenlik Suçu ve Cezası Nedir ?

Çocukların müstehcen içeriklere maruz bırakılması şeklindeki müstehcenlik suçunun cezası altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası olarak belirlenmiştir.

Müstehcen içeriklerin üretiminde çocukların ya da onların temsilinin kullanılması durumunda ise ceza iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasıdır.

Çocukların ya da şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışların konu edildiği içerikleri çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi ise altı yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

Müstehcenliğin Yasal Olduğu Haller Nelerdir?

Müstehcenlik toplumun genel ahlak anlayışına uygun olmayacak şekilde açık seçik olma anlamını taşır. Genel müstehcenlik suçunda müstehcen içerikli ürünlerin satışa arz edilmesi yasak değildir. Önemli olan bunun, ilgili makamlardan gerekli izinler alındıktan sonra yapılmasıdır. Ayrıca bu suça ilişkin hükümler bilimsel eserlerle sanatsal ve edebi değeri olan eserler hakkında uygulanmaz. Fakat her şartta bu içeriklerin çocuklara ulaşmasının engellenmiş olması gerekmektedir.

Kişilerin özel hayatlarında müstehcen sayılan görüntüleri izlemesi veya bunları saklaması da yasaklanmış değildir. Yine müstehcen ya da cinsel içeriklerin konusu olan kişilerin bu husustaki rızası (çocuklar hariç) geçerlidir.

Müstehcenlik Suçu Beraat Kararları

  • TCK’nin 226/4.maddesindeki “doğal olmayan” kavramının bireylerin cinsel yaşamının içerisinde yeri olmayan, aşağılayıcı veya bütün toplum tarafından da doğal olarak kabul edilmeyen ilişkileri tanımlamaktadır. Anal ya da oral yoldan yapılan, eşcinsel veya grup halinde bulunulan cinsel birleşmelere ait görüntülerin veya cisimle yapılan mastürbasyon görüntüleri tek başına bu kavram içerisinde değerlendirilemeyecektir. Somut olayda; suça konu CD’lerle ilgili düzenlenen tespit tutanağında kadın kadına ve kadın erkek cinsel ilişkilerini gösteren görüntülerin var olduğunun belirlendiği vurgulanarak, “doğal olmayan ilişki görüntüleri bulunduğu, sanığın savunmasında; ele geçen porno CD’lerde anal seks görüntüleri bulunduğunu belirterek suçunu ikrar ettiği” gerekçesiyle sanığın TCK’nin 226/4. maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, tespit tutanağı içeriğinin TCK’nin 226. maddesinin 1., 3. ve 4. fıkralarının değerlendirilmesi bakımından yeterli olmadığının anlaşılması karşısında, suça konu CD’lerin içeriklerinde çocukların kullanılıp kullanılmadığı, içeriklerinde şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni
    üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin bir ilişki türü olup olmadığı saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle mahkumiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2015/29728 E., 2017/7160 K.)
  • TCK’nin 226/4 ve 226/3. maddesinin 2. cümlesindeki suçların oluşabilmesi için, şiddet kullanılarak, hayvanlarla, ölmüş insan bedeni üzerinde veya doğal olmayan yoldan yapılan cinsel davranışlara ilişkin ya da içerisinde çocukların, temsili çocuk görüntülerinin veya çocuk gibi görünen kişilerin bulunduğu müstehcen görüntü, yazı veya sözleri içeren ürünlerin, ülkeye sokulması, çoğaltılması, satışa arz edilmesi, satılması, nakledilmesi, depolanması, ihraç edilmesi, bulundurulması ya da başkalarının kullanımına sunulması gerekmektedir. Suçların sayılan bu seçimlik hareketlerinden depolama öğesi, bilişim alanında “bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak” anlamına gelmektedir. Bir bilişim sisteminde depolamanın söz konusu olabilmesi için verilerin ileride yeniden kullanabilme amacıyla biriktirilmesi, tasnif edilmesi ve sanal ürünün niteliğine göre yeteri kadar bulundurulması gereklidir. Gelişen teknoloji ve sağladığı hizmetler karşısında depolama veya bulundurma işlemi, bilgisayar, telefon, kamera gibi araçların hafızasını oluşturan donanımlar, USB bellekler, CD-DVD, harici disk gibi eşyalar ile bulut sistemlerinde gerçekleştirilebilir. Müstehcenlik suçunda ürünlerin depolanması veya bulundurulmasının söz konusu olabilmesi açısından, tek bir müstehcen ürünün tespiti bile yeterli olacaktır. Ancak kanunilik ilkesi gereği, depolama veya bulundurma eylem ve amacı olmaksızın, salt görüntülere bakmak, seyretmek veya dinlemek suretiyle bu suçlar işlenemez. Dolayısıyla bilgisayarların işletim sistemleri ile internet tarayıcılarının özellikleri gereği müstehcen verilerin bir internet sitesinin ziyaret edilmesi sırasında otomatik olarak ilgili sistem dosyasına geçici bir şekilde kaydedilmiş olması halinde iradi olmayan bu işlem nedeniyle kural olarak suçun manevi unsuru olan depolama veya bulundurma kastının varlığı söz konusu değildir. Fakat kullanıcı tarafından gizlenmek maksadıyla müstehcen verilerin bilerek sistem dosyaları arasına atıldığının veya internet sitelerini ziyareti sırasında görüntülerin otomatik olarak bu dosyalarda biriktiği bilincinde olan failin daha sonra bu dosyaları açarak görüntüleri yeniden kullandığının teknik olarak tespiti gibi halleri istisna olarak düşünmek gerekir.Aynı şekilde, müstehcen görüntülerin, internet ortamından ya da başka bir yolla (örneğin başka bir şahıstan temin edilen video dosyasının flash bellek aracılığıyla bilgisayara atılması), seyretmek amacıyla indirip-yükledikten sonra silinmesi ile de suç oluşmayacaktır. Zira silinen bu verilerin ancak özel yazılımlar aracılığıyla geri getirilmesi mümkün olup yine depolama veya bulundurma kastı yoktur. Ancak, failde önceden depolama veya bulundurma iradesinin bulunup bulunmadığı kastının ortaya çıkarılması açısından, görüntülerin temin edildikten sonra ne kadar süre tutulduğu, görüntülerin sayısı, silinen veriler için ayrı bir tasnifleme yapılıp yapılmadığı (örneğin özel isimler verilen klasörlerde tutma gibi), daha profesyonel kullanıcılar açısından, silinen verileri geri getirip tekrar tekrar kullanmak amacıyla sistemde özel bir yazılım bulundurulup bulundurulmadığı gibi hususların teknik olarak incelenip araştırılması gereklidir. Bu nedenlerle beraat hükmünün onanmasına karar verilmiştir. (Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2018/5969 E., 2019/10900 K.)

Müstehcenlik Suçu Savunma Dilekçesi Örneği

KOCAELİ … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

ESAS NO : …

SANIK : …

MÜDAFİİLERİ : Av. Görkem Ece LEBLEBİCİ & Av. Fatih AKTULUN & Av. Omay Cem ÇİÇEK

KONU : Esas Hakkındaki Savunmalarımızdır

AÇIKLAMALAR :
Müvekkil hakkında müstehcenlik suçu nedeniyle kovuşturma yürütülmektedir. Müvekkile ait işyerinde yapılan aramada ele geçirilen ve suça konu olduğu iddia edilen CD’lerin incelemesi mahkeme tarafından yapılmamıştır. Dosyanın bilirkişiye gönderilerek gerekli incelemelerin yaptırılması gerekmektedir. Sanığa ait iş yerinde ele geçirilen suça konu
film ve müzik CD/DVD’lerinin, 5846 sayılı Kanun kapsamında zorunlu bandrole tabi eser niteliğinde olup olmadığı, üzerlerinde bandrol bulunup bulunmadığı, ikinci el olup olmadığı ve hukuka aykırı olarak çoğaltılıp çoğaltılmadığı ile erotik ve porno içerikli CD’lerin bilirkişi raporunda müstehcen görüntüler içermediğinin tespiti nedeniyle TCK’nin 226. maddesi kapsamında bulunup bulunmadığı hususlarında ayrıntılı yeni bir bilirkişi raporu alınarak sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hükümler kurulması gerekmektedir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi 2021/4255 E., 2021/7247 K.). Tüm bu hususlar araştırılmadan yalnızca huzurda dinlenen tanık beyanları ve emniyet tutanakları doğrultusunda hüküm kurulması mümkün değildir.

İşyerinde ele geçirilen ürünlerin izinsiz materyaller değil, mevzuat kapsamındaki sanat eserleri olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.

TALEP : Belirttiğimiz ve mahkemece dikkate alınacak nedenlerle müvekkilin beraatine karar verilmesini talep ederiz.

Sanık Müdafiileri

Av. Görkem Ece LEBLEBİCİ & Av. Fatih AKTULUN & Av. Omay Cem ÇİÇEK

Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşabilirsiniz !

Yorum Bırakın

0 262 331 07 59
Logo
Pandemi döneminde alanında uzman avukatlarımız ile online danışmanlık sürecini hemen planlayabilir, yanıtını merak ettiğiniz sorulara 7/24 ulaşabilirsiniz.
This is default text for notification bar