Karabaş Mah. Müneccim Arif Sk. 25/1 İzmit/Kocaeli

Eksen Hukuk » Blog » Tüketici Mahkemesi ve Görevleri

Tüketici Mahkemesi ve Görevleri

Tüketici Mahkemeleri 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu m.73’te belirtildiği üzere tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmakla yükümlü olan özel mahkeme niteliğinde bir ilk derece mahkemesidir.

Türkiye genelinde birçok ilde Tüketici Mahkemesi bulunsa dahi ayrı bir Tüketici Mahkemesi bulunmayan yargı çevrelerinde ilgili uyuşmazlıklara Asliye Hukuk Mahkemeleri Tüketici Mahkemesi sıfatıyla görevlidir.

Tüketici ve Tüketici İşlemi Nedir?

Bir uyuşmazlığın Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmesi için taraflardan en az birinin tüketici sıfatına haiz olması, diğer tarafın ise satıcı, hizmet sağlayıcı veya onlar adına hareket eden gerçek ya da tüzel kişi olması ve taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin hukuki bir tüketici işlemi olması gerekmektedir.

Bir kişinin tüketici sıfatına haiz olması demek, o kişinin ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi demektir. Hem gerçek kişiler hem de tüzel kişiler tüketici sıfatına haiz olabilir.

Tüketici işlemi ise, tüketicilerin ticari veya mesleki amaçlar doğrultusunda hareket eden gerçek veya tüzel kişilerle kurmuş olduğu sözleşmeler ile yapılan hukuki işlemlerdir. Buna göre, ticari gaye taşıyan işlemler tüketici işlemi olarak değerlendirilemeyecek ve bu nedenle Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmeyecektir.

Tüketici Mahkemesinin Görevleri Nelerdir?

Bir uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesi’nde görülebilmesi için o uyuşmazlık taraflarından en az birinin tüketici olması gerektiğini ve taraflar arasındaki işlemin tüketici işlemi olması gerektiğini belirtmiştik. Bu şartları taşımayan hukuki işlemlere ilişkin uyuşmazlıklar Tüketici Mahkemesi’nde görülemez.

Tüketici Mahkemesi’nin görev alanına girecek bir duruma örnek verecek olursak; bir kişinin kendi iş yerinde satma gayesi ile yazıcı satın alması tüketici işlemi olarak değerlendirilemeyecekken, bir kişinin kendi iş yerinde kullanmak için yazıcı satın alması tüketici işlemi olarak değerlendirilecektir. Çünkü ilk örnekte kişi mesleki ve ticari amaçla yazıcıyı satın almıştır.

Bu kapsamda, ancak ikinci durumu tüketici işlemi olarak kabul ederek Tüketici Mahkemeleri’nin görev alanına dahil olacaktır. Yani, taraflarından birisinin tüketici olduğu tüketici işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemesi görevlidir.

Belirtilmelidir ki taraflarından biri tüketici olan tüketici işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda doğrudan Tüketici Mahkemesi’nde dava açmak mümkün değildir. Tüketici Mahkemelerinde dava açabilmek için her yıl belirlenen parasal sınırının aşılması gerekmektedir.

Her yıl güncellenen parasal sınırın altında kalan işlemler için öncelikle Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunludur. 16 Aralık 2022 Cuma günü yayınlanan tebliğin 3. maddesi ile Tüketici Hakem Heyetlerinin 2023 yılı için yetkili olduğu parasal sınır değeri 66.000 TL (altmışaltı bin) altında bulunan uyuşmazlıklarda, İl veya İlçe Tüketici Hakem Heyetleri görevli olduğu düzenlenmiştir.

Bu kapsamda, bu sınırın altında kalan işlemler için Tüketici Mahkemesine değil Tüketici hakem Heyeti görevli olup başvuruların Hakem Heyeti’ne yapılması gerekmektedir. Ancak; yapılan başvuru sonrası verilen karara karşı kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde başvuru yapılan Tüketici Hakem Heyeti’nin bulunduğu yerdeki Tüketici Mahkemesine itiraz başvurusu yapılabilmektedir. Bu itiraza bakma yetkisi Tüketici Mahkemesi’nde olup, Tüketici Mahkemesinin itiraz üzerine vermiş olduğu kararlar kesindir.

Tüketici Mahkemesine Hangi Konular İçin Başvurulabilir?

Taraflarından biri tüketici olan tüketici işlemlerine ilişkin uyuşmazlıkların Tüketici Mahkemesi’nde görüleceğinden bahsetmiştik. Bu uyuşmazlıklara örnek verecek olursak; Simsarlık sözleşmesi, Bankacılık sözleşmesi Sigorta sözleşmesi, Eser sözleşmesi, Taşıma sözleşmesi, Vekâlet sözleşmesi, vb. sözleşmeler.

Tüketici Mahkemesine Nasıl Başvurulur?

22.07.2020 tarihinde 7251 Sayılı Kanun’la Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda yapılan değişiklikle Tüketici Mahkemesinde dava açmadan önce arabulucuya başvuru yapılması dava şartı haline getirilmiştir.

Arabuluculuk şartı yerine getirilmeden dava açılması durumunda dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilecektir. Arabuluculuk yolu ile uyuşmazlıkların daha hızlı çözülmesi amaçlanmaktadır.

Zamanaşımı süresi henüz geçmemişse dava şartı yokluğundan davanın reddi kararının ardından arabuluculuk sürecinin başlatılarak sonrasında tekrar dava açılması mümkün olacaktır.

Her ne kadar kural Tüketici Mahkemesinde dava açmadan arabulucuya başvurma zorunluluğu olsa da bu kuralın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da bazı istisnaları bulunmaktadır.

Bu istisnalar;

  • Tüketici hakem heyetinin görevi kapsamına giren uyuşmazlıklar,
  • tüketici hakem heyeti kararına karşı yapılan itirazlar,
  • tüketici örgütleri tarafından açılan davalar,
  • üretimin veya satışın durdurulması ve malın toplatılması amacıyla açılan davalar ve taşınmazın aynından doğan davalardır.

Bu istisnalar dışında kalan tüm uyuşmazlıklar için arabuluculuğa başvuru zorunluluğu bulunmaktadır. Arabuluculuk başvurusunun anlaşılamama olarak sonuçlanması halinde arabuluculuk son tutanağı dava dilekçesine eklenerek Tüketici Mahkemesi’nde dava açılabilecektir.

Tüketici Mahkemesinde Yargılama Usulü

Tüketici Mahkemeleri tek hakimli olup, bu mahkemelerde görülen işler basit yargılama usulüne tabiidir. Basit yargılama usulünde dava görülen mahkemede dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ile dilekçeler aşaması tamamlanır. Basit yargılama usulü ile yargılama süreci hızlandırılmıştır.

Dilekçeler aşaması dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmesinin ardından iki haftalık süre içinde verilecek cevap dilekçesi ile son bulur. Davacının cevaba cevap dilekçesi vermesi mümkün değildir.

İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı, davacı ve davalının verdiği dava dilekçesi ve cevap dilekçesi ile başlar. Basit yargılama usulü ile hızlandırılmış yargı sistemi ile mahkemeler duruşma yapmadan da karar verebilmektedir.

Hukuki uyuşmazlıklarda dava açılması harç ödenmesine tabi iken 6502 Sayılı kanunun 73/2 maddesinde yapılan özel düzenleme gereğince Tüketici Mahkemeleri nezdinde Bakanlık, tüketiciler ve tüketici örgütleri tarafından açılan davalarda Harçlar Kanunun’ da düzenlenen harçlardan muaftır.

Tüketici Mahkemesinin Vermiş Olduğu Görevsizlik Kararı

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre görevli olmayan mahkemede dava açılması durumunda, mahkeme görevsizlik kararı verir ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verir.

İlgili Mahkeme’nin verdiği işbu kararın kesinleşmesinden iki hafta içinde taraflardan birinin bu kararı veren mahkemeye başvurarak dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi gerekir.

Taraflar iki haftalık süre içinde davanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmezse, dava açılan görevsiz mahkeme davanın açılmamış sayılmasına karar verir.

Tüketici Mahkemesi’nin verdiği görevsizlik kararı kesin olmayıp, taraflar işbu kararı üst Mahkeme olan Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşıyabilir.

Görevsizlik kararının taraflara tebliğinin ardından iki haftalık süre içinde istinaf başvurusu yapılmalıdır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararına ilişkin karar kesindir.

Tüketici Mahkemesi Kararına İtiraz

Tüketici Mahkemesi kararlarına karşı itiraz, istinaf başvurusu ile Bölge Adliye Mahkemesi’ne, temyiz başvurusu ile Yargıtay’a yapılır. İstinaf başvurusu Tüketici Mahkemesi kararının taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır.

Kural olarak Tüketici Mahkemelerinde ara kararlar için istinaf/temyiz başvurusu mümkün değildir. Ancak nihai karar için istinaf ve temyiz başvurusu yapılabilmektedir. Bu kuralın tek istinası ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarıdır.

İşbu kararlar için istinaf başvurusu yapılabilirken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamaz.

İstinaf/temyiz başvurusunun yapılabilmesi için her yıl değişen parasal sınırlara dikkat edilmelidir. Parasal sınırın altında kalan uyuşmazlıklar için istinaf/temyiz kanun yoluna başvurmak mümkün olmayacaktır.

Tüketici Mahkemesi Kararından Sonra Ne Yapılmalı?

Tüketici Mahkemesi tarafından nihai karar verildikten sonra, karardan memnun olmayan taraf bu karara karşı yukarıda belirttiğimiz gibi istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurarak üst mahkemeler tarafından ilgili kararın incelenmesini isteyebilir.
Tüketici Mahkemesi tarafından lehine karar verilmiş kişinin işbu kararın icrası için ilamlı icra takibi yapması gerekmektedir.

Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşabilirsiniz !

Yorum Bırakın

Logo
0 262 331 07 59
Pandemi döneminde alanında uzman avukatlarımız ile online danışmanlık sürecini hemen planlayabilir, yanıtını merak ettiğiniz sorulara 7/24 ulaşabilirsiniz.
This is default text for notification bar