Karabaş Mah. Müneccim Arif Sk. 25/1 İzmit/Kocaeli

Devremülk Cayma Hakkı

Devre Mülk Sözleşmesi Nedir?

Devre mülk sözleşmeleri, mesken olarak kullanılmaya elverişli bir yapı veya bağımsız bölüm üzerinde satın alan kişi lehine bu yapı veya bağımsız bölümden 15 günden az olmamak üzere yılın belli dönemlerinde istifade hakkı tanıyan sözleşmelerdir.

Uygulamada hisseli gayrimenkul satış sözleşmesi, dönem mülk sözleşmesi ve benzeri birçok farklı isim adı altında ilgili sözleşmeler hazırlanıyor olsa da, belirtilen koşulları sağlayan bütün sözleşmeler Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliği’nde de belirtildiği üzere devre mülk sözleşmeleridir.

Devre Mülk Sözleşmelerinin Geçerlilik Şartları Nelerdir ?

Devre mülk hakkı, tapuya tescil gerektiren ayni nitelikte bir haktır. Bu kapsamda devre mülk sözleşmelerinin geçerlilikleri, tapuda resmi şekilde yapılarak tescil edilmiş olmalarına bağlıdır. Resmi şekilde yapılmayan, tarafların kendi aralarında imzalamış oldukları sözleşmeler bu kapsamda geçerli olmayacaktır.

Uygulamada çoğunlukla devre mülk sözleşmeleri, kanuna aykırı şekilde resmi şekilde yapılmayarak, tarafların kendi aralarında imzaladıkları sözleşmeler ile yapılmaktadır. Herhangi bir tapu devri olmaksızın, yalnızca bu şekilde kurulan sözleşmeler hiçbir şekilde geçerlilik arz etmediği için, tüketici kanunda yer alan cayma süreleriyle bağlı olmaksızın bu geçersizliğe dayanarak sözleşmeyi feshedebilir ve yapmış olduğu ödemeleri talep edebilir.

Ayrıca yine uygulamada çok yaşanan bir durum olan, henüz inşaat halinde olan; tamamlanmamış tesisler üzerinde de devre mülk hakkı kurulamaz. Kat Mülkiyeti Kanunu’nda “mesken olarak kullanmaya elverişli” ifadesi ile henüz tamamlanmamış bir tesis üzerinde doğrudan devre mülk satış sözleşmesinin yapılamayacağını öngörmüştür.

Sözleşme Nedeniyle İmzalamış Olduğum Senetleri ve Ödemelerimi Nasıl Geri Alabilirim ?

Burada öncelikle belirtilmesi gereken durum, tüketici işlemleri ve sözleşmeleri kapsamında tüketiciyi borçlandırıcı emre yazılı senet düzenlenemeyeceğidir. Bu sözleşme kapsamında tüketici aleyhine “emre yazılı senet” düzenlenmesi halinde 6502 sayılı TKHK kapsamında bu senet tüketici açısından bağlayıcı olmayacaktır.

Bu duruma ek olarak, kanun ve yönetmeliklerde belirtildiği üzere, geçerli olan bir devre mülk sözleşmesi için cayma süresi sonuna kadar, geçerli olmayan bir sözleşme durumunda ise hiçbir zaman tüketiciden bir ödeme alınamaz ve aleyhine borçlandırıcı bir belge düzenlenemez. Bu kapsamda tüketiciden geçersiz sözleşme kapsamında alınan ve cayma nedeniyle hükümsüz kalan sözleşme nedeniyle alınan ödeme ve borçlandırıcı belgelerin, satıcı/sağlayıcı tarafından iade edilmesi gerekmektedir.

Cayma Süresi Hangi Tarihten İtibaren Başlar ?

Devre mülk sözleşmesi kapsamında bir tapu devri yapıldıysa, Yargıtay kararlarında daha önce geçersiz bir sözleşme yapılsa dahi, tapu devri ile artık geçerli bir devre mülk sözleşmesinin varlığı kabul edilmektedir. Bu kapsamdaki sorun kanuni süre olan 15 günlük sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağıdır.

Her ne kadar mevzuatta cayma süresinin başlangıcı sözleşme tarihi kabul edilse de, uygulamada çoğunlukla devre mülk hakkının tanınacağı tesis dışında, büyük otel ve organizasyonlar sonucu reklamlarla tüketicinin tecrübesizliğinden faydalanarak, tesis hiç görülmeden sözleşmeler imzalatılmaktadır. Daha sonra gerçekleşen tapu devirleri ise şirket çalışanlarına vekalet verilerek gerçekleştirilmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, cayma süresinin başlangıcına ilişkin vermiş olduğu kararda, bu tür satışların tecrübe ve muayene koşulu gerektiren satışlar olduğu, sözleşme kurulmuş olsa dahi tesis kullanılmadığı sürece bu koşulun gerçekleşmemesi nedeniyle cayma süresinin başlamayacağını belirtmiştir. Bu nedenle tapu devri gerçekleşen devre mülk satışlarında cayma süresi, hak tanınan tesisin tüketici tarafından hiç görülmemesi ve kullanılmaması halinde askıda olması nedeniyle her zaman kullanılabilir. Sözleşme kurulan devre mülkün kullanılması halinde ise bu kullanmadan itibaren 15 günlük kanuni süreyle bağlı olunacaktır.

Ayrıca belirtmek gerekir ki, cayma süresi yalnızca geçerli bir şekilde yapılan ve tapu devri gerçekleşen devremülk sözleşmeleri için geçerlidir. Geçersiz olan ve tapu devri gerçekleşmeyen devre mülk sözleşmeleri için herhangi bir cayma bildirimi gerekmeksizin, sözleşmenin geçersizliği herhangi bir süreye bağlı olmaksızın öne sürülebilir.

Uygulamadaki sorunlar ve şirketlerin tutumu sonucunda ülkemizde milyonu aşkın devre mülk mağduru bulunmaktadır. Çoğu ise şirketlerin yanlış yönlendirmesi ve hatalı uygulamaları sonucu haklarını bilememekte ve senet, aidat borcu ve daha birçok ödeme için aleyhlerine başlatılan icra takipleri nedeniyle yüklü meblağlar ödemek zorunda kalmaktadır. Böyle bir durumla karşı karşıyaysanız ofisimizle iletişime geçebilir ve  Eksen Hukuk ile uzman Kocaeli Tüketici Avukatlarımızdan destek alabilirsiniz.

0 262 331 07 59
Logo
Pandemi döneminde alanında uzman avukatlarımız ile online danışmanlık sürecini hemen planlayabilir, yanıtını merak ettiğiniz sorulara 7/24 ulaşabilirsiniz.
This is default text for notification bar