Karabaş Mah. Müneccim Arif Sk. 25/1 İzmit/Kocaeli

Eksen Hukuk » Medeni Hukuk » Vesayet Davası

Vesayet Davası

Vesayet davası, bir kimse hakkında vasi tayini gerektiren şartların varlığı halinde açılır. Bu haller kısıtlanacak yani vesayet altına alınacak kişinin menfaati icabıdır. Söz konusu, kişinin ekonomik ve sosyal menfaatleridir.

Yaşına bakılmaksızın genç veya yaşlı herkes vesayet altına alınabilir; yeter ki şartlar mevcut olsun. Küçüklerde velayet altında olmama, erginlerde ise kısıtlama, vesayet tayinini gerektiren durumlardır.  

Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır ve yasal bir sebep olmadıkça da velayet ana ve babadan alınamaz. Fakat menfaati gerektirirse çocuğa bir vasi tayin edilebilir.

Büyüklerde vesayet altına alınma nedenleri ise akıl hastalığı veya akıl zayıflığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim, özgürlüğü bağlayıcı ceza ve kişinin talebidir. Vesayete bazen ilgililerin talebi üzerine bazen de resmi makamlarca re’sen (görevi gereği) karar verilir.

Vesayet (Vasilik) Nedir ?

Vasi, kısıtlı erginin ya da velayet altında olmayan küçüğün menfaatlerini korumakla mahkemece görevlendirilen kişidir. Vasilik ise bu görevi düzenleyen hukuki kurumdur.

Vasi, vesayet altına alınan kişinin maddi menfaatleri üzerinde sınırsız ve sorumsuz bir yetkiye sahip değildir. Bazı işlemler için vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi’nden, bazı işlemler için ise ayrıca denetim makamı olan Asliye Hukuk Mahkemesi’nden izin alınması gerekir.

Vasi ile vesayet makamının birbirinden farklı olduğu belirtilmelidir. Vesayet makamı Sulh Hukuk Mahkemesi’dir. Vasi ise vesayet altına alınanı korumakla görevlendirilen ve onu hukuki işlemlerinde temsil eden yasal temsilcidir. Vesayet altına alınma aşağıda anlatılacağı üzere ceza hukuku ile de ilişkilidir.

Vesayetin Şartları ve Gerektiren Haller

Vesayete ilişkin hükümler emredici niteliktedir. Şartlar oluşmuşsa vesayet kararı verilir. Vesayeti gerektiren haller Türk Medeni Kanunu m.404-410 arasında düzenlenmiştir. Buna göre iki durum vesayeti gerektirir; küçüklük ve kısıtlama.

Her küçük vesayet altında değildir. Küçükler (henüz 18 yaşını doldurmamış olanlar) hakkında vesayet altına alma kararı verilebilmesi için küçüğün velayet altında olmaması gerekir. Fakat normal şartlar altında her küçük anne veya babasından en az birinin velayeti altındadır.

Örneğin bir boşanma davası neticesinde çocuğun velayeti anne ya da babaya verilmiş olabilir. Bazı hallerde ise velayetin hem anneden hem de babadan alınması gerekebilir. Bu durumda çocuk, başka bir koruma önlemi olan vesayet altına alınır.

Çocuğun korunmasına ilişkin diğer önlemlerden sonuç alınamaz ya da bu önlemlerin yetersiz olacağı önceden anlaşılırsa, hâkim aşağıdaki hâllerde velâyetin kaldırılmasına karar verir: 

  • Ana ve babanın deneyimsizliği, hastalığı, başka bir yerde bulunması veya benzeri sebeplerden biriyle velayet görevini gereği gibi yerine getirememesi. 
  • Ana ve babanın çocuğa yeterli ilgiyi göstermemesi veya ona karşı yükümlülüklerini ağır biçimde savsaklaması. Velâyet ana ve babanın her ikisinden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır. (TMK m.348)

18 yaşını doldurmuş olanlar için ise vesayet altına alınma nedenleri daha çeşitlidir. Buna göre;

  • Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan (TMK m.405),
  • Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu Madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden (TMK m.406),
  • Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan (TMK m.407)

her ergin kısıtlanır ve yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin de kısıtlanmasını isteyebilir (TMK m.408).

Yaşlı kişilerin beden ve zihin sağlığının yerinde olmamasından istifade edilerek kimi zaman mirastan mal kaçırma gibi girişimlerde bulunulmaktadır. Bunu yapan bazen eş bazen de çocuklardır. Yaşlı veya ağır hasta olan kişilere vasi tayini yapılarak malvarlıklarını ölçüsüz biçimde harcamalarının ve iyiniyetli olmayan kişilere devretmelerinin önüne geçilebilir.

Bu tür durumlar miras bırakanın vefatından sonra muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) davasına konu olmaktadır. Miras bırakan sağlığında şartları mevcutsa mirasçılıktan çıkarma (ıskat) yaparak diğer mirasçıların hakkını işgal etmeye çalışan mirasçısını miras payından mahrum edebilir.

Vasi tayini nasıl yapılır ?

Vesayet kararı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilir. Mahkeme bu kararı verirken eş ve akrabalara öncelik verir. Haklı sebepler engel olmadıkça, vesayet makamı, vesayet altına alınacak kişinin öncelikle eşini veya yakın hısımlarından birini, vasilik koşullarına sahip olmaları kaydıyla bu göreve atar. Yine haklı sebepler engel olmadıkça, vasiliğe, vesayet altına alınacak kişinin ya da ana veya babasının gösterdiği kimse atanır.

Vasi tayininde vasi olarak belirlenecek kişinin özellikleri de önemlidir. Kısıtlılar, kamu hizmetinden yasaklılar veya haysiyetsiz hayat sürenler, kendisine vasi atanacak kişi ile önemli çıkar çatışması ya da husumeti bulunanlar vasi olarak tayin edilemezler.

Kimler vasi olabilir ?

Mahkeme, vasilik görevini yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atar. Yerleşim yerlerinin yakınlığı ve kişisel ilişkiler dikkate alınarak eş ve akrabalara öncelik verilir. 

Kişinin boşandığı eşi de aralarında çıkar çatışması olmaması kaydıyla vasi olarak belirlenebilir. Vesayet altındaki kişinin menfaatinin haklı gösterdiği, özellikle bir işletmenin, bir ortaklığın veya benzeri işlerin sürdürülmesi gerektiği takdirde vesayet istisnai olarak bir aileye verilebilir.

Vesayet davası nasıl açılır ?

Vesayet davası, vesayet altına alınması talep edilecek kimsenin yerleşim yeri Sulh Hukuk Mahkemesi’ne verilecek vasi tayini dava dilekçesi ile açılır. Dava hasımsız (karşı tarafı olmayan) bir davadır. Dava dilekçesine mevcutsa kısıtlı adayının gördüğü tedavilere ilişkin evrak eklenmeli, mevcut değilse ilgili kurum veya hastanelerden celbi talep edilmelidir.

Vasiliğin şartları ve deliller konusunda yapılabilecek bir hata davanın reddedilmesi sonucunu doğuracağından avukat desteği önemlidir. Davacının vasi olarak tespiti talebi Mahkemece kabul edilmezse re’sen belirlenecek bir kişi vasi tayin edilir. 

Vesayet davası ne kadar sürer ?

Vesayet davası yaklaşık 1 yıl sürer. Bu sürenin tespitinde dava açıldıktan sonra yakın bir duruşma gününün tayini, kurumlardan istenecek belgelerin toplanması, varsa tanıkların ve gerektiriyorsa ilgilinin dinlenilmesi gibi hususlar belirleyici olur. Süreyi kısaltabilmek adına özellikle sağlık raporunun dosyaya bir an evvel dahil olması gerekir.

Vasilik süresi dolunca ne olur ?

Vasi, iki yıl süre için görevlendirilir. Bu süre Mahkeme tarafından her defasında iki yıl uzatılabilir. Vasilik süresinin uzatılması için yine vasilik kararını veren mahkemeye başvurulur. Mahkeme kararını duruşma yapmaksızın dosya üzerinden ya da duruşmalı olarak verir. Uzatma kararı vasinin görevinin dolduğu tarihten itibaren geçerli olacak şekilde verilir; böylece kısıtlanan kişi korunmasız kalmamış olur.

Vasilik ne zaman düşer ?

Vasilik görevi fiil ehliyetinin yitirilmesi, ölüm, sürenin sona ermesi ve uzatılmaması, vasiliğe engel olan veya vasinin kaçınmasına sebep olan bir durumun ortaya çıkması ve görevden alınma ile sona erer.

Ergin kişi, aldığı hürriyeti bağlayıcı ceza (hapis cezası) neticesinde kısıtlandıysa vesayet hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkar. Kimi zaman bunun bir mahkeme kararıyla tespit edilmesine de ihtiyaç duyulur. Böyle durumlarda yine sulh hukuk mahkemesine verilecek vasilik görevine son verilmesi talepli dilekçe ile kısıtlılık halinin TMK m.471 uyarınca kendiliğinden son bulduğunun tespiti istenir.

Vasi olan kişi ücret alabilir mi ?

Vasi, görevi nedeniyle kendisine ücret ödenmesini mahkemeden isteyebilir. Ücret vesayet altındaki kişinin malvarlığından; buna imkan yoksa Hazine’den karşılanır. Ücretin belirlenmesinde vasinin harcadığı emek ve yönettiği malvarlığının geliri baz alınır.

Vasi Tayini Dilekçe Örneği

KOCAELİ NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI : … (TC: …)

ADRES : … Mah. … Küme Evleri Mevkii No:… İzmit/Kocaeli

VEKİLİ : Av. Görkem Ece LEBLEBİCİ & Av. Fatih AKTULUN & Av. Omay Cem ÇİÇEK

ADRES : Karabaş Mah. Müneccim Arif Sok. No:25/1 İzmit/Kocaeli

KENDİSİNE VASİ

TAYİNİ İSTENİLEN : … (TC: … )

ADRES : … Mah. … Küme Evleri Mevkii No:… İzmit/Kocaeli

KONU : Vasi Tayini İstemi

AÇIKLAMALAR :

Vasi tayini talep eden davacı …, annesi …’a uzun süredir bakmakta olup, tüm ihtiyaçlarını ve tedavilerini karşılamaktadır. Vasi tayini istenilen … bugüne kadar hastanelerde çeşitli tedaviler görmüştür. Yürümekte zorluk yaşamaktadır. Akrabalarının, yakınlarının ve hatta uzun süreden beri beraber yaşadığı oğlunun dahi ismini unutmaktadır.

Müvekkil, annesi  … ile birlikte yaşamaktadır. Annesinin hayattaki tek çocuğudur ve tek yasal mirasçısıdır. … 86 yaşındadır ve haklarını kullanabilmek için resmi makamlara başvuramayacak, işlerini takip ve idare edemeyecek durumdadır. Halen düzenli olarak kansızlık tedavisi görmektedir. …, rahatsızlığı nedeniyle fiilen ve hukuken kendi sorumluluğunu taşıyacak, medeni ve yasal haklarını kullanabilecek durumda değildir. Hatta yakın tarihte vekaletname çıkarmak için götürüldüğü noterde işlemini yaptıramamıştır. Fakat çeşitli imkansızlıklar nedeniyle, yaşadığı rahatsızlık hakkında herhangi bir teşhis konulamamıştır. Bu nedenlerle Müvekkilin halen ona bakmakta olması ve onun işlerini takip etmesi nedeniyle vasi olarak atanması için Mahkemenize başvuru zorunluluğu doğmuştur.

Vasi tayini isteyen davacı Müvekkil vasisi olmak istediği annesinin tüm bakım ve diğer ihtiyaçları karşılamaktaysa da yaşı, oluşan bilinç kaybı gibi sorunlar içinde bulunan annesinin kamu, özel kurum ve kuruluşlar ile bankalar vs. işlemlerini yerine getirememektedir ve bu durum, hakkında vasi tayini istenilenin ve yasal mirasçısı Müvekkilin hak kaybına ve mağduriyetine yol açmaktadır.

Hakkında vasi tayini istenilenin sağlık tetkik ve kontrollerinin hareket etmekte zorlandığı gözetilerek  yapılmasını ve Mahkemenize rapor halinde sunulmasını, akabinde kısıtlı adayına davacı Müvekkilin vasi olarak atanmasını talep etmekteyiz.

HUKUKİ SEBEPLER  : TMK m.404 vd. hükümleri, ilgili mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER : Kocaeli Devlet Hastanesi teşhis ve tedavi evrakları (celbini talep ederiz), sağlık kurulu raporu (Mahkemenizce kısıtlı adayı …’ın hastaneye sevki talep olunur), tanık, bilirkişi, keşif, yemin ve sair deliller.

SONUÇ VE TALEP : İzah ettiğimiz ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle, davamızın kabulü ile kısıtlı adayı …’ın kısıtlanarak davacı …’ın vasi olarak tayinine, Mahkemenizde aksi kanaat oluşursa re’sen belirlenecek bir vasinin tayinine karar verilmesini vekaleten talep ederiz.

Davacı Vekilleri

Av. Görkem Ece LEBLEBİCİ & Av. Fatih AKTULUN & Av. Omay Cem ÇİÇEK

Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşabilirsiniz !

Yorum Bırakın

0 262 331 07 59
Logo
Tam kapanma döneminde alanında uzman avukatlarımız ile online danışmanlık sürecini hemen planlayabilir, yanıtını merak ettiğiniz sorulara 7/24 ulaşabilirsiniz.
This is default text for notification bar