Karabaş Mah. Müneccim Arif Sk. 25/1 İzmit/Kocaeli

Eksen Hukuk » Medeni Hukuk » Boşanma Davası

Boşanma Davası

Boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun aile hukuku kitabının evlilik hukuku kısmında ele alınmıştır. Evliliğin sonuçları ceza hukukundan mal paylaşımı hükümlerine kadar geniş bir alanda ortaya çıkar. Evlenme, nişanlılık evresinden başlayarak boşanmanın gerçekleşmesi aşamasına ve sonrasına dair birçok konuyu düzenler. Boşanma davalarında tecrübeye sahip avukatlarımız tüm bu süreçler hakkında müvekkillerine hukuki destek sağlamaktadır.

Boşanma Davası Nasıl Açılır?

Boşanma davaları tarafların dilekçelerinde sundukları iddia ve savunmaları ile duruşmada mahkeme huzurunda öne sürdükleri ve dinlenen tanık (şahit) beyanları üzerinden yürütülür. Taraflar dilekçelerindeki iddialarını çeşitli yasal delillerle ispatlamaya çalışır. Bu nedenle de dava dilekçesinin hazırlanması belirleyicidir ve önemlidir. Çünkü boşanmaya birçok sonuç bağlanmıştır.

Boşanma davası, bir boşanma davası dilekçesi ya da anlaşmalı boşanma söz konusu ise bunun ekine eklenecek anlaşmalı boşanma protokolü ile açılır. Özellikle çekişmeli boşanma davasında iddiaların ispatlanması ve davanın kazanılması açısından, mahkemeye sunulacak dilekçelerdeki detayların titizlikle belirlenmesi gerekir.

Dava dilekçesi hazırlanırken evlilik süresince karşılaşılan tüm sorunlara mümkün olduğu kadar detaylı bir biçimde değinilmeli, karşı tarafın kusurunu gösteren olaylar özellikle vurgulanmalı ve şahit ile ispat edilecek hususlar da ayrıca belirtilmelidir. Bunların yanında dosyaya sunulacak evrak varsa dilekçe ekine eklenmeli yahut mahkeme aracılığıyla istenecekse buna ilişkin talepte bulunulmalıdır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca taraflar dilekçelerinde dayandıkları delillerini yargılamanın belli bir aşamasına kadar dosyaya sunmalıdır. Bu nedenle boşanma davasında davacı ve davalı dilekçeler aşaması tamamlanmadan iddiasını ispata yarayan delillerini dosyaya sunmalı ve başka yerden getirilecek belgeler varsa getirilmesini talep etmelidir. Süresinde sunulmayan delillerin karşı tarafın açıkça rızası olmadığı sürece dikkate alınmayacağı unutulmamalıdır.

Dava aile mahkemesinde; aile mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinde açılır.

Boşanma Davası Türleri

Boşanma sebeplerinden bağımsız olarak iki tür boşanma davası vardır; çekişmeli boşanma davası ve anlaşmalı boşanma davası.

Anlaşmalı boşanma davası, tarafların boşanmanın tüm sonuçlarına ilişkin mutabakat halinde oldukları dava türüdür ve çekişmeli boşanma davasına nazaran daha kısa sürede sonuçlanır. Çekişmeli olarak başlayan bir boşanma davası sonradan anlaşmalı boşanmaya dönüşebileceği gibi, dava doğrudan anlaşmalı boşanma davası olarak da açılabilir. Hakimin anlaşmalı boşanma kararı verebilmesi için taraflar anlaşmalı boşanma protokolünü imzalamalı ve
mahkeme huzurunda da boşanma iradelerini beyan etmelidir. Boşanma protokolünde nafaka, velayet, çocukla kişisel ilişki, maddi ve manevi tazminat, mal paylaşımı, ziynet eşyası, kişisel eşyalar ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti gibi konular yer almalıdır. Bunlardan bir kısmı protokole eklenmediği taktirde mahkeme tarafından eksikliklerin giderilmesi için süre verilir ve bu durum davanın uzamasına neden olur.

Çekişmeli boşanma davası ise tarafların boşanmanın nedeni, boşanmada kusurlu olan tarafın tespiti ve boşanmanın hukuki sonuçları açısından uyuşmazlık içinde oldukları dava türüdür ve anlaşmalı boşanma davasına göre daha uzun sürer. Bu dava türünde tarafların birbirlerine karşılıklı olarak kusur atfetmesi söz konusudur. Bunun ispatı için ise tanık dinletilir ve belgeler toplanır. Boşanma davasını açabilmek için boşanma nedeni hakkında kusursuz olma şartı aranmaz; daha az kusurlu ya da kusursuz olan taraf da boşanmayı talep edebilir. Hatta kusuru daha ağır olan taraf evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı olarak boşanma kararı verilmesini isteyebilir.

Çekişmeli boşanma davaları gerek uzun sürmesi gerekse ailelerin ve yakınların da devreye girmesi nedeniyle hem taraflar hem de varsa çocukları açısından yıpratıcı etkiye sahiptir.

Boşanma Sebepleri Nelerdir?

Boşanma sebepleri Kanun’da belirtilmiştir. Bu sebepler zina; hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış; suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme; terk ve akıl hastalığıdır. Bunlar boşanmanın özel nedenleridir. Yani bu hususlar doğrudan saptanmıştır ve boşanma nedeni olabilmesi için her birine ilişkin şartların ayrı ayrı gerçekleşmiş olması gerekir. Boşanmanın genel nedeni ise şiddetli geçimsizlik olarak da bilinen evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır.

Boşanmanın özel nedenlerine ilişkin tanımlar ve sınırlamalar mevzuat tarafından belirlenmiştir. Örneğin zina nedenine dayanan boşanma davası, zinanın öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Fakat genel nedenler için böyle sınırlar yoktur. Evliliğin eşlerden biri için herhangi bir nedenden dolayı çekilmez hale gelmesi durumunda evlilik
birliği temelinden sarsılmış olur.

Boşanmanın genel nedenleri sınırlı şekilde sayılmamış, ileri sürülen nedenin evlilik birliğini temelinden sarsıp sarsmadığının tespiti hakime bırakılmıştır. Eşin kişisel temizliğine dikkat etmemesi, eşine saygısızca davranması, aşırı savurgan olması, evin anahtarlarını kendi ailesine vermesi ve bunun gibi birçok neden kusurlu olduğunu gösterebilir ve boşanma nedeni sayılabilir. Yine de boşanma sebeplerinin her somut olayın kendine özgü koşulları içinde değerlendirilmesi gerekir.

Boşanma nedenine dayanan, bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İspat, tanık dahil her türlü yasal delil aracılığıyla yapılabilir.

Boşanma Davasının Maliyeti Nedir?

Boşanma davasını açarken mahkemeye harçlar ve peşin masraflar ödenir. Bu miktar 2021 yılı için toplam 500 TL civarındadır. Fakat davanın devamında örneğin bilirkişi raporu, tanıklık ücreti veya posta masrafı gibi giderlerin ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır. Anlaşmalı boşanma davasında delillerin tartışılması söz konusu olmadığı için masrafların da asgari düzeyde kaldığını söyleyebiliriz.

Masrafları ödeme imkanı olmayan kimseler adli yardım talepli dilekçe ile masraflardan muaf tutulmayı isteyebilir.

Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?

Çekişmeli bir boşanma davası (istinaf incelemesi de dahil) yaklaşık olarak iki yıl sürmektedir. Bu süre davanın açıldığı yerdeki mahkemelerin iş yükü ile de ilgilidir. Anlaşmalı boşanma davaları ise genellikle tek celsede sonuçlanır ve davanın açıldığı günden bir ay sonra yapılan duruşma ile boşanma kararı verilir. Tüm bunların yaklaşık süreler olduğunu belirtmeliyiz.

Boşanmada Nafaka

Nafaka genel olarak bir kimsenin geçimini sağlamak anlamına gelir. Kanun bazı nafaka türleri belirlemiştir. Tedbir nafakasına boşanma davası devam ederken eş ya da çocuk yararına hükmedilir. İştirak nafakası boşanma davası sona erdikten sonra velayet kendisine verilmeyen tarafın, çocuğun masraflarına iştirak etmesi (katılması) için tespit edilen nafakadır. Yoksulluk nafakası ise evliliğin sona ermesi nedeniyle yoksulluğa düşeceği öngörülen taraf lehine hükmedilir. Boşanmada kusuru daha fazla olan taraf lehine yoksulluk nafakası kararı verilemez. Nafaka borçlusu olmak için kusurlu olmaya ise gerek yoktur.

TMK m.328 hükmüne göre ana ve babanın bakım borcu, çocuğun ergin olmasına kadar devam ettiği için iştirak nafakası borcu da çocuğun ergin olmasıyla son bulur. Eğitimi devam eden çocuk ergin hale gelse bile iştirak nafakası borcu ortadan kalkmaz.

Boşanma gerçekleştikten sonra karşı tarafa ödenen nafaka belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kalkmaz; süresizdir. Gelir biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde mahkeme kararıyla kaldırılır. (TMK m.176)

Mahkemelerce uygulanan belirli ve emredici bir nafaka tarifesi yoktur. Nafakanın miktarının belirlenmesinde tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınır. Nafaka, her yıl için baz alınacak fiyat endeksine göre kendiliğinden artırılacak şekilde karara bağlanır.

Boşanmada Maddi – Manevi Tazminat

Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf da kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Maddi tazminatın da tıpkı nafaka gibi gelir şeklinde ödenmesi mümkündür. Manevi tazminat gelir biçiminde ödenemez.

Maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve iştirak nafakası mal varlığının tasfiyesi konusundan bağımsızdır.

Anlaşmalı boşanma davasında maddi, manevi tazminat taleplerinden feragat edilmesi, mal rejiminin tasfiyesine konu olan evlilik birliği içinde edinilen taşınır veya taşınmazlardan kaynaklanan haklarından ve ziynet talebinden de feragat edildiği anlamına gelmez. Bu talepler boşanmada mal paylaşımı davası ile gündeme getirilebilir.

Boşanma Davasında Ziynet Eşyaları (Düğün Takıları)

Ziynet eşyalarının boşanmanın ardından kime verileceği düğün takıları davası ile belirlenir. Düğün takılarının kime ait olduğu konusu kesin kurallarla belirlenmemiş, kararı vermek uygulamaya bırakılmıştır. Hakim bu konuda karar verirken somut olayın koşullarını ve yerel adetleri de dikkate almalıdır.

Ziynet eşyalarının iadesi konusu boşanma davası ile birlikte ele alınabilir. Davada takıların aynen veya nakden iadesi talep edilir.

Boşanma Davasında Yargıtay Kararları

  • Anlaşmalı boşanma protokolünde mal rejiminin tasfiyesine ilişkin düzenlemelerin bulunması ve bu yöndeki anlaşmanın geçerli olabilmesi için düzenlemenin mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olduğunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde tek tek ve ismen sayılmak suretiyle açıkça belirlemiş olmaları gerekir. Uyuşmazlık konusu protokolün bu haliyle TMK m.226 ve 226/1 uyarınca eşlerden birinin diğerinde bulunan ziynetlerin talebini ve mal rejiminin tasfiyesini de kapsamadığı görülmekte bulunan dava yönünden bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Hangi hususları içerdiği muğlak olan protokolün TMK m.166/3’e uygunluğu kabul edilemeyeceğinden, davacının boşanma davasına ilişkin anlaşma protokolü ve yargılama oturumundaki beyanları esas alınarak aleyhine karar verilemez. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2016/2660 E., 2018/12125 K.)
  • Resmi nikahlı eşi olan mağdurun sadakatinden kuşkulanan ve aldatıldığını düşünen sanığın, henüz boşanma davası açılmadığı ve mağdurla fiilen birlikte yaşadıkları dönemde, mağdura ait cep telefonuna gizlice yüklediği casus program aracılığıyla mağdurun bulunduğu ortamdaki konuşmalarını, telefon görüşmelerini ve mesajlarını kayıt altına alıp, elde ettiği kayıtları, daha sonra açtığı boşanma davasına delil olarak sunmak suretiyle haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, şikayete konu kayıtları, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı veya çoğaltarak dağıttığına dair hakkında bir iddia ileri sürülmeyen sanığın, boşanma davasındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle davrandığı kabul edilemeyeceğinden, sanığa isnat edilen suçların yasal unsurlarının oluşmaması sebebiyle sanık hakkında beraat kararı verilmiş olmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. (Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/19374 E., 2015/4802 K.)

Boşanma Davası Dilekçe Örneği

KOCAELİ NÖBETÇİ AİLE MAHKEMESİNE

İhtiyati Tedbir Taleplidir

DAVACI: … (TC: …)
ADRES: … Mah. … Sok. No:8 İzmit/KOCAELİ
VEKİLLERİ: Av. Görkem Ece LEBLEBİCİ & Av. Fatih AKTULUN & Av. Omay Cem ÇİÇEK
ADRES: Karabaş Mah. Müneccim Arif Sok. No:25/1 İzmit/KOCAELİ

DAVALI: … (TC: … )
ADRES: … Mah. … Sok. No:1 İzmit/KOCAELİ

KONU : Zina Nedeniyle; Bu Nedenin Reddedilmesi Halinde Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması Nedeniyle Boşanmaya Karar Verilmesi, Müvekkil Lehine Maddi ve Manevi Tazminata ve Nafakaya Hükmedilmesi Talebidir.

AÇIKLAMALAR :

Müvekkil … ile davalı … 2008 yılında tanıdık vasıtasıyla tanışarak evlenmişlerdir. Çiftin bu
evlilikten bir de çocukları vardır.

Davalı … yaklaşık olarak son 3 yıldır ortak konuta yalnız akşamları iş çıkışlarında uğramaktadır. Bu da haftanın her günü değil ara sıra olmuştur. Davalı bu eve gelişlerinde biraz vakit geçirip daha sonra evden ayrılmaktadır. Davacı müvekkil, eşinin bu ilgisizliğine çocuğunun olumsuz etkilenmemesi için katlanmak zorunda kalmıştır. Davalının yıllar süren ilgisizliği ve evlilik birliğinde üzerine düşen hiçbir görevi yerine getirmemesinin ardından davacı müvekkil için bardağı taşıran son damla, eşinin bir başka kadından çocuğunun olduğunu öğrenmiş olmasıdır. Bu durumu Müvekkil 2021 yılı başlarında öğrenmiştir. Yıllar süren evlilik birliğinde yükümlülüklerini yerine getiren müvekkil, böylesi bir sadakatsizlik karşısında ruhsal açıdan olumsuz yönde etkilenmiş ve derin üzüntüye kapılmıştır. Nüfusta davalı adına kayıtlı olan evlilik dışı çocuk davalı tarafından da resmen tanınarak soybağı ile davalıya bağlanmıştır. Bu durum da zina olgusunun gerçekleştiğine dair açıkça bir delil oluşturmaktadır.

Müvekkil, eşinin bir başka kadından çocuğu bulunduğunu ve eşinin ortak konuttan ayrı olarak başka bir evde birlikte uzun süredir birlikte yaşadığını öğrenmiştir. Davalı başka bir kadın ile evlilik dışı hayat sürerek üstüne üstlük ondan bir de çocuk sahibi olmuştur.

HMK uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Evlilik dışı bir ilişki yaşayan ve evliliği hakkında sadakatsiz davranışlar sergileyen davalının boşanmanın kendisi açısından olumsuz sonuçlarını ve mal paylaşımını bertaraf etmek amacıyla muvazaalı işlemler yaparak mal kaçırma yoluna gidebileceği şüphesizdir. Bu nedenle davalının mal varlığı hakkında ihtiyati tedbir talep ediyoruz.

HUKUKİ NEDENLER : Türk Medeni Kanunu 166 vd. Hükümleri, İlgili Diğer Hükümler

DELİLLER : Ek’te Sunulan Belgeler, Tanık Anlatımları, Bilirkişi, Yemin ve Sair Deliller

SONUÇ VE TALEP :
Tarafların, zina nedeniyle; bu neden reddedilirse evlilik birliğinin temelinden sarsılması
nedeniyle boşanmalarına,

Davacı lehine aylık 1.000 TL tedbir nafakasına hükmedilmesine; boşanmadan sonra yoksulluk nafakasına çevrilmesine, ayrıca nafakanın her yılın başında ÜFE oranında artırılmasına,

Davalının evlilik birliği süresince kusurlu davranışları sebebiyle; Müvekkil lehine 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminat ödemeye mahkum edilmesine,

Davalının mal varlığının sorgulanarak mal varlığı üzerine dava sonuna kadar ihtiyati tedbir koyulmasına,

Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep ederiz.

Davacı Vekilleri

Av. Görkem Ece LEBLEBİCİ & Av. Fatih AKTULUN & Av. Omay Cem ÇİÇEK

Anlaşmalı Boşanma Davasında Avukatın Önemi?

Anlaşmalı boşanma davalarındaki en önemli iki husus protokolün boşanmanın tüm sonuçlarına değinecek şekilde düzenlenmesi ve duruşmanın yapılıp kararın bir an önce kesinleştirilmesidir. Avukat bu iki hususta da evliliğin tarafların isteği doğrultusunda sonuçlanması için hukuki destek sağlar.

Dava Öncesi Neler Yapmalıyım?

Boşanma kararı alındıktan sonra yapılması gereken, davada ne tür taleplerde bulunulacağını belirlemektir. Bu talepler boşanmanın sonuçlarına yöneliktir. Devamında dava (ya da cevap) dilekçesinde anlatılacak hususlar detaylıca gözden geçirilmelidir. Burada evlilik boyunca meydana gelen sorunlar ve karşı tarafın kusurunu gösteren olaylarla bunların ispat vasıtaları belirtilir.

Evliliğimdeki Tüm Bilgileri Vermek Zorunda Mıyım?

Boşanma davasında evliliğe dair tüm detayların dosyada yer alması zorunlu değildir. Taraflar sadece boşanmaya neden olan olayları tartışmalıdır. Örneğin boşanma nedeni evlilik birliğindeki ekonomik sorunlarsa eşlerin cinsel hayatına dair meselelerin dava dosyasına girmesine gerek yoktur.

Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşabilirsiniz !

Yorum Bırakın

0 262 331 07 59
Logo
Pandemi döneminde alanında uzman avukatlarımız ile online danışmanlık sürecini hemen planlayabilir, yanıtını merak ettiğiniz sorulara 7/24 ulaşabilirsiniz.
This is default text for notification bar