Karabaş Mah. Müneccim Arif Sk. 25/1 İzmit/Kocaeli

Eksen Hukuk » Blog » Davanın Islahı

Davanın Islahı

Davanın Islahı Nedir?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.176 vd. düzenlenmiş olan davanın ıslahı, davanın taraflarından herhangi birinin tek taraflı irade beyanı ile ıslah hakkının kullanıldığı ana kadar yapılmış olan usuli işlemlerin tek sefere mahsus olmak kaydıyla değiştirilmesidir.

Bir hakkın tek taraflı irade beyanına bağlanması, karşı tarafın kabulünden bağımsız olarak kullanılabileceği anlamına gelir. Taraflardan biri ıslah hakkını kullanmak istediğini bir dilekçe ile dava dosyasına sunarak tam veya kısmen ıslah yapabilir.

Islah hakkı kullanıldığı anda ne mahkemenin ne de karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Şartları gerçekleştiyse mahkeme ıslah talebine uygun olarak davaya devam edecektir. Davanın ıslahı ile ıslah anına kadar yapılan usul işlemlerine ilişkin değiştirme amacıyla ıslah müessesine başvurulur.

Türk Hukuku’nda iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı bulunmaktadır. Buna göre, usul ekonomisi ve yargılamanın daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılabilmesi amacıyla, davanın tarafları yargılamanın belirli bir kısmına kadar iddia ve savunmalarını açıklar ve bu iddia ve savunmalarını yargılamanın ilerleyen süresince genişletemez veya değiştiremezler.

İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı yazılı yargılama usulüne tabi olan davalarda dilekçeler aşamasının tamamlanması ile başlar, basit yargılama usulünde ise davacı açısından dava dilekçesinin verilmesi ve davalı için cevap dilekçesinin verilmesi ile başlar. Bu aşamalardan sonra kural olarak ne davacı ne de davalı taraf iddia ve savunmalarını genişletemeyecek veya değiştiremeyecektir. Davanın ıslahı ise bu yasağa bir sefere mahsus olmak üzere istisna getiren bir kurumdur. Davanın ıslahı ilk derece mahkemesinde tahkikat sonlanıncaya kadar yapılabilir.

Islah ile Neler Yapılabilir?

Yukarıda açıklandığı gibi, ıslah davacı veya davalı tarafın ıslah zamanına kadar yaptıkları usuli işlemlerine ilişkin yapacakları değişikliklerdir. Burada belirtilmelidir ki iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi kapsamına girmeyen hallerde tarafların ıslah yoluna başvurmasına gerek yoktur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, tarafların süresi içinde yapmış oldukları ancak değiştirmek istedikleri usuli işleme ilişkin olmasıdır. Hiç yapılmamış bir işlem için ıslah yoluna başvurulması mümkün değildir. Yani, süresinde cevap dilekçesi süresinde verilmemişse ıslah yolu ile cevap dilekçesi verilemez. Ancak, süresinde verilmiş olan bir cevap dilekçesi ıslah yolu ile değiştirilebilir veya düzeltilebilir.

Davanın tarafları davanın ıslahı ile; davacı dava dilekçesinde belirtmiş olduğu dava sebebini değiştirebilir, eksik bildirilen vakıalar ıslan yolu ile tamamlanabilir, dava konusu değiştirilebilir, davalı taraf cevap dilekçesini değiştirebilir, tamamen ıslah yolu ile dava tamamen değiştirilebilir, yeni delil gösterilebilir, zamanaşımı de’fi öne sürülebilir. Bazı işlemlerin ıslah yoluyla yapılması mümkün değildir; taraf değişikliği, ikinci tanık listesi verilmesi, karşı dava açılması ve maddi hukuk işlemleri ıslah ile düzeltilemez. Ayrıca; talep sonucunun azaltılması, mahkemenin re’sen araştırma yetkisinin bulunduğu haller, hukuki sebeplerin değiştirilmesi için ıslah yoluna başvurulmasına gerek yoktur.

Davanın Islahı Ne Zaman ve Nasıl Yapılır?

Taraflar davanın ıslahı haklarını iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağından başlayarak tahkikat aşamasının sonuna kadar yapabilirler. İlk Derece Mahkemesi tarafından tahkikat sonlandırılıp dosya üst mahkemeye gittiğinde artık tahkikat sonlanmış olduğundan dosya Bölge Adliye Mahkemesi veya Yargıtay aşamasındayken davanın ıslahı mümkün değildir. Davanın ıslahı sözlü veya yazılı olarak yapılır. Taraflardan herhangi birinin ıslah talebi karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı değildir. Taraf yazılı veya sözlü olarak bu hakkı tek taraflı olarak kullanabilir. Ancak, mahkeme ilgili talebin karşı tarafa bildirilmesini sağlayacaktır. Başak bir deyişle, yazılı olarak yapılan ıslah talepleri karşı tarafa tebliğ edilecektir. Eğer ıslah talebi duruşma esnasında yapıldıysa ve karşı taraf duruşmada bulunmuyorsa, mahkemenin işbu ıslah talebini karşı tarafa tebliği zorunludur.

Davanın Tamamen Islahı

6100 sayılı HMK m.180;

“Davasını tamamen ıslah ettiğini bildiren taraf, bu bildirimden itibaren bir hafta içinde yeni bir dava dilekçesi vermek zorundadır. Aksi hâlde, ıslah hakkı kullanılmış sayılır ve ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.”

Yani, davayı tamamen ıslah eden taraf bir haftalık süre içinde yeni bir dava dilekçesi vermekle yükümlüdür. Kesin süre içinde dilekçeyi sunmaması halinde ıslah yapılmamış gibi işlemlere devam edilecektir. Ancak, ıslah talebi ile ıslah gerekçelerini ve dava dilekçesini de sunan tarafın bir daha dilekçe sunmasına gerek yoktur. Bir haftalık süre içinde dilekçe sunmayan taraf ıslah hakkını kullanmış sayılır. Bu durumda aynı dava devam ederken bir kez daha ıslah talebinde bulunamayacaktır.

Kısmen Islah

6100 sayılı HMK m.181;

“Kısmen ıslaha başvuran tarafa, ıslah ettiği usul işlemini yapması için bir haftalık süre verilir. Bu süre içinde ıslah edilen işlem yapılmazsa, ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edilir.”

Davanın kısmen ıslahında ıslah hakkını kullanan taraf usuli bir işleme ilişkin değişiklik yapma talebini mahkemeye yazılı veya sözlü olarak iletir. Mahkeme, tarafın işbu usuli işlemi yapması için 1 haftalık kesin süre verir. 1 haftalık kesin süre içinde işlemin gerçekleştirmemesi halinde ıslah hiç yapılmamış gibi yargılamaya devam edilir.

Kötü Niyetli Islah

6100 sayılı HMK m.182’de kötü niyetli ıslah durumunda yapılacaklar hüküm altına alınmıştır. Buna göre;

“Islahın davayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek gibi kötü niyetli düşüncelerle yapıldığı deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ıslahı dikkate almadan karar verir. Ayrıca hâkim, kötü niyetle ıslaha başvuranı, karşı tarafın bu yüzden uğradığı bütün zararlarını ödemeye ve beş yüz Türk lirasından beş bin Türk Lirasına kadar disiplin para cezasına mahkûm eder.”

Hükmü ile yargılamayı uzatmak veya karşı tarafı rahatsız etmek amaçlı yapılacak ıslah taleplerinin önüne geçmiştir.

Islah Sebebiyle Ortaya Çıkan Yargılama Giderleri

6100 sayılı HMK m.178;

“Islah eden taraf, ıslah sebebiyle geçersiz hâle gelen işlemler için yapılan yargılama giderleri ile karşı tarafın uğradığı ve uğrayabileceği zararları karşılamak üzere hâkimin takdir edeceği teminatı, bir hafta içinde, mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Aksi hâlde, ıslah yapılmamış sayılır. Karşı tarafın zararının kesin olarak tespit edilmesinden sonra, mahkeme veznesine yatırılan miktar eksikse tamamlattırılır, fazla ise iade edilir.”

Hükmü ile ıslah yapılan işlem harca bağlı ise bu harcın yatırılması ya da hakimin takdir edeceği teminatı ödemekle yükümlüdür.

HMK Madde 180 ve Gerekçesi

6100 sayılı HMK .180’de davanın tamamen ıslahı düzenlenmiştir. İlgili hükme göre, bir haftalık süre içinde yeni dilekçe vermeyen tarafın ıslah hakkı kullanılmış sayılacak ancak yargılamaya ıslah yapılmamış gibi devam edilecektir. Bu nokta Kanun, ıslah talebi ile yargılamayı uzatan taraf için ölçülü bir yaptırım uygulamaktadır. Islah hakkının kullanılmasının ardından dilekçe verilmemesi halinde bir haftalık süre geçtikten sonra ıslah hakkını kullanan taraf yeni bir dilekçe veremeyecek ve bir kez daha ıslah hakkı kullanamayacaktır.

Islah Hakkı Birden Fazla Kez Kullanılabilir Mi?

6100 sayılı HMK m.176/2’ye göre davanın ıslahı yoluna dava süresince yalnızca bir kez başvurulabilir. İlk ıslah talebinden sonra tarafların ikinci ıslah talepleri mahkemece re’sen reddedilecektir. Islah hakkının kullanılması bir defaya mahsus olduğundan ne zaman ve ne şekilde kullanılacağı çok büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle uzman bir avukat ile çalışmak olası hak kayıplarının önüne geçmek için büyük önem taşır.

Islahın Davaya Etkisi Nedir?

6100 sayılı HMK m.180’e göre;

“Islah, bunu yapan tarafın teşmil edeceği noktadan itibaren, bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucunu doğurur. Ancak ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber, karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, yeminin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçersiz kılınamaz. Şu kadar ki, ıslahtan sonra yapılacak tahkikat sonucuna göre, bu işlemlerin göz önünde tutulması gerekmiyorsa, bunlar da yapılmamış sayılır.”

Hükmü ile, taraflardan birinin ıslah beyanı ile o ana kadar yapılmış tüm usul işlemlerinin yapılmamış sayılması sonucu doğar. Ancak yine de ikrar, tanık ifadeleri, bilirkişi rapor ve beyanları, keşif ve isticvap tutanakları, yerine getirilmiş olan veya henüz yerine getirilmemiş olmakla beraber, karşı tarafın yerine getireceğini ıslahtan önce bildirmiş olması koşuluyla, yeminin teklifi, reddi veya iadesi ıslah ile geçersiz hale gelmez.

Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşabilirsiniz !

Yorum Bırakın

Logo
0 262 331 07 59
Pandemi döneminde alanında uzman avukatlarımız ile online danışmanlık sürecini hemen planlayabilir, yanıtını merak ettiğiniz sorulara 7/24 ulaşabilirsiniz.
This is default text for notification bar