Karabaş Mah. Müneccim Arif Sk. 25/1 İzmit/Kocaeli

Eksen Hukuk » Blog » Ayıplı Araç Satışı

Ayıplı Araç Satışı

Hukuki manada ayıp kavramı, satıcının alıcıya vaat ettiği veya alıcının umduğu ya da objektif olarak beklenebilecek özelliklerin satılanda bulunmaması olarak özetlenebilir.

Satıcı, satılan maldaki ayıplardan (onlardan haberi olmasa bile) sorumludur. Fakat alıcının bildiği ayıplardan satıcının sorumluluğu yoktur.

Açık ayıplar uygun bir sürede, gizli ayıplar ise ortaya çıkmasının ardından derhal satıcıya bildirilmelidir. Bildirimin yapılmaması alıcının ayıptan kaynaklanan haklarını kullanmasını engeller.

Satın alınan taşınır malın ayıplı çıkması halinde alıcının seçimlik hakları sözleşmeden dönme, malı geri vermeksizin ayıp oranında bedel indirimi isteme, masrafları satıcıya ait olmak üzere malın onarılmasını isteme ve ayıpsız ürün ile değişim talep etmedir.

Günümüzde hem piyasada hem de dijital platformlarda araç alım satımının gerçekleştirilebilmesiyle bu alandaki hareketlilik artmış, buna bağlı olarak da uyuşmazlıklar sıkça yaşanır olmuştur.

Farklı tecrübe seviyesindeki kişilerin karşılaşmasına imkan veren bu süreçte bazen acemi ya da dikkatsiz olanlar, konuya hakim satıcıların iyi niyetli olmayan davranışlarına maruz kalmaktadır.

Otomobildeki bazı kusurların gizlenmesi veya doğrudan hile yapılması gibi davranışlar alıcıların mağduriyetine neden olabilmektedir. Bu tür sorunları engelleyebilmek adına araç, uzman incelemesine tabi tutulmalıdır.

Ortaya çıkabilecek hukuki problemler için ise zamanaşımı gibi engellere takılmamak ve zarara uğramamak için bir hukukçudan yardım alınmalıdır.

Ayıplı Araç Satışı Davası

Araçta ayıbın farklı şekillerde ortaya çıkması mümkündür. Sıfır kilometre olarak satın alınan aracın kaportasında zamanla boya dökülmelerinin yaşanması, herhangi bir hasar almayan aracın sütunlarında çökmeler meydana gelmesi, devirdaim borusundaki kaçak nedeniyle motorun sık sık hararet yapması gibi sorunlarla karşılaşılabilir.

Tüm bunların yanında aracın hasar kaydının alıcıdan gizlenmesi veya alıcının bu konuda yanıltılması, aracın kilometresini düşürmek amacıyla göstergeye teknik müdahalede bulunulması gibi fiillere de başvurulmaktadır.

Şu da belirtilmelidir ki aracın kilometresi ile oynanması, aynı zamanda ceza hukuku kapsamında dolandırıcılık suçunu da meydana getirir ve böyle bir durumla karşılaşıldığında ilgili şahıslar hakkında suç duyurusunda bulunulmalıdır.

Ayıplı araç satışı davası sıfır kilometre ya da ikinci el araçlar için açılabilir. Duruma göre de tüketici hukuku ve borçlar hukuku kuralları uygulanır.

Satın aldığı aracında hukuki, maddi veya ekonomik bir ayıp olduğunu fark eden kişi bunu satıcıya bildirmelidir. Burada şunu da belirtmeliyiz; aracın piyasa fiyatının altında alınmış olması ayıpların alıcı tarafından bilindiği anlamına gelmez. Ayrıca satıcı bu durumdan haberi olmasa da kilometresi düşürülmüş araçtan sorumludur.

Alıcının kullanabileceği seçimlik hakları ve ihbar süreleri tarafların niteliklerine göre değişir. Taraflardan biri tüketici ise Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

Ticari satımlarda Ticaret Kanunu hükümleri geçerlidir. Eğer her iki taraf da alım satımı ticari bir amaç gütmeden yapıyorsa Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümlerine bakılmalıdır.

Alıcı satın aldığı aracı imkan bulur bulmaz gözden geçirmek ve bir ayıpla karşılaşırsa bunu uygun bir süre içinde satıcıya bildirmek zorundadır. Alıcı bunları yapmayı ihmal ederse satılanı o haliyle kabul etmiş sayılır. Bariz olan ya da basit bir inceleme ile anlaşılabilecek bu tür ayıplara açık ayıp denir.

Eğer ayıp, olağan bir gözden geçirme ile ortaya çıkacak nitelikte değilse (örneğin zamanla meydana gelen arızalarda olduğu gibi) gizli ayıptır ve derhal satıcıya bildirilmelidir. Burada da bildirim yükümlülüğünün ihlali aracın mevcut halinin kabul edildiği anlamına gelir.

Bildirim yükümlülüğü yerine getirilmezse ayıptan doğan haklar kullanılamaz. Satıcıyı ayıptan sorumlu tutabilmek için alıcı üzerine düşen ihbarı gerçekleştirmelidir.

İhbar yükümlülüğünü yerine getiren alıcı artık ayıptan doğan seçimlik haklarını kullanabilir. Burada dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır.

Seçimlik haklar yenilik doğuran haklardır ve (tüketici işlemleri hariç) kullanılmakla sonuç doğurur; sonradan başka bir hakkı tercih etmeyi engeller. Bu nedenle satıcıya noter kanalıyla gönderdiği ihtarnamede onarım hakkını tercih eden alıcı, satıcı bu talebi yerine getirmediğinde açacağı davada ürünün ayıpsız misliyle değiştirilmesini isteyemez.

Taraflar aksine anlaşmadıkça alıcının yapacağı bildirimin geçerliliği herhangi bir şekil şartına bağlı değildir. Postayla, elektronik ileti ile veya sözle yapılacak bir ihbar da yükümlülüğün yerine getirilmiş sayılması için yeterlidir. Fakat ihbarı, ispatı kolaylaştıran bir yöntemle yapmak ileride karşılaşılacak sorunların önüne geçecektir.

Ayıplı araca ilişkin belirlemeleri ve gerekli ihbarı yaptıktan sonra kimi zaman mahkemeden delil tespiti istenebilmektedir. Bunun amacı ise hem aracı kullanmaya devam edip hem de karşı tarafın, ayıbın aracın kullanılmasından kaynaklandığı iddiasını ortaya çıkmadan yok etmektir.

Satıcı ayıptan doğan sorumluluklarını ihbara rağmen yerine getirmezse alıcı mahkemeye başvurarak satıcının buna zorlanmasına karar verilmesini ayıplı araç satışı davası ile talep edebilir.

Malın gözden geçirilmesiyle başlayan dava öncesi ve dava sürecinde hak kaybına uğramamak adına Eksen Hukuk ve Danışmanlık Bürosu’nun hukuki desteğinden faydalanabilirsiniz.

Ayıplı Araç Davası Süreci

Satın aldığı araçta ayıpla karşılaşan kişi, ihbar şartını yerine getirdikten sonra (dava açmakla ihbar şartının gerçekleşip gerçekleşmediği tartışması bir kenara bırakılırsa) satıcıya karşı dava açabilir.

Alıcı dava dilekçesinde aracın satın alındığı ve kendisine teslim edildiği tarihleri açıkça belirtmelidir. Bunun yanında araçla ilgili detaylardan, aracın alış fiyatından, araçta yaşanan sorunlardan bahsedilmeli ve bu sorunların satıcıya ne zaman ve nasıl ihbar edildiği açıklanmalıdır. Alıcının yaşadığı sorunlara dair ayrıntılı beyanlarda bulunması, hem taleplerin aydınlatılması için hem de bilirkişiye raporunu hazırlarken yol gösterici olması için önemlidir. Son olarak talep kısmında satıcıdan yapması istenen şey şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirtilmeli, seçimlik haklardan hangisinin tercih edildiği bildirilmelidir. Dava dilekçesine araç satış sözleşmesi eklenmeli, ulaşılamıyorsa ilgili noterden celbi istenmelidir.

Davacının talepleri ile davalının savunmalarını dinleyen hakim teknik konuları çözümlemesi için dosyayı bilirkişiye gönderecektir. Bilirkişi görevlendirmesi uyuşmazlığa göre belirlenir. Konusuna göre otomotiv mühendisi, makine mühendisi, kimya mühendisi ya da bunların bir kısmından oluşan heyet görevlendirilir. İmkan varsa araç üzerinde keşif yapılmalıdır. Keşif, ayıbın tespitinde kritik öneme sahiptir. Bilirkişi yaptığı inceleme sonucunda ayıp tespit ederse bunun türünü raporunda belirtmeli ve araç üzerinde ne ölçüde ekonomik kayba sebep olduğunu açıkça göstermelidir. Tüm deliller değerlendirildikten sonra mahkeme kararını açıklar.

Ayıplı Araç Satışında Zamanaşımı

→ Genel hükümlere göre satıcı tarafından daha uzun bir süre garanti edilmemişse devirden itibaren iki yıl geçmekle ayıptan doğan haklar zamanaşımına uğrar. Bu kural, gizli yani sonradan ortaya çıkan ayıplarda da geçerlidir. Ama eğer satıcının ağır kusuru varsa süre on yıldır. Ayrıca ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz (Türk Borçlar Kanunu m.225). Ağır kusur neredeyse kasta yaklaşan kusurları ifade etmekte kullanılan bir tabirdir.

Tüketici işlemlerinde de zamanaşımı süresi, gizli ayıplar dahil teslimden itibaren iki yıldır. Örneğin galeriden araç satın alma durumunda bu kural geçerlidir. Satıcının ağır kusuru veya hilesi söz konusu ise zamanaşımı kuralları uygulanmaz.

Ayıplı Araç Satışı Dava Dilekçesi

KOCAELİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE

DAVACI :

ADRES : … Mah. … Sok. No:… İzmit/Kocaeli

VEKİLLERİ : Av. Görkem Ece LEBLEBİCİ & Av. Fatih AKTULUN & Av. Omay Cem ÇİÇEK

ADRES : Karabaş Mah. Müneccim Arif Sok. No:25/1 İzmit/Kocaeli

DAVALI :

ADRES : … Mah. … Cad. No:… İzmit/Kocaeli

KONU : Araçtaki Ayıp Nedeniyle Uğranılan Zarara İlişkin Bedelin Davalıdan Tahsili İstemidir

AÇIKLAMALAR:

  1. Müvekkil …, bir arkadaş ortamında tanıştığı …’ın 2018 model Ford Fiesta marka aracını görüp beğenmiş ve aracı kendisinden satın alabileceğini belirtmiştir. Davalı … önce bu teklife pek sıcak bakmasa da birkaç gün sonra anlaşabileceklerini, aracında belirgin bir sorun olmadığını, hatta henüz bir ay kadar önce aracını genel bir bakımdan geçirdiğini Müvekkile bildirmiştir. Bu yaşananlara tarafların ortak arkadaşı … da tanık olmuştur.
  2. Taraflar 17.01.2020 tarihinde birlikte notere giderek anlaştıkları bedel (satışın yapıldığı günün ortalama piyasa fiyatı) olan 175.000 TL üzerinden aracın satışını ve aynı gün devrini gerçekleştirmişlerdir.
  3. Aradan geçen yaklaşık 3 haftanın ardından Müvekkil aracı ile seyahat ederken motordan beyaz duman yükseldiğini görmüş, bu konuda tecrübeli kişilerden aracın motorunun hararet yaptığını ve arızanın bundan kaynaklamış olduğunu öğrenmiştir. Araçtaki arızanın giderilmesi için aracı ile sanayiye giden Müvekkil araçtaki çalışma sıcaklığını dengede tutmaya yarayan devirdaim borusunda kaçaklar olduğunu öğrenmiştir. Sorunların bununla sınırlı kalmadığı, aracın yağ eksilttiği ve fren balatalarının tehlikeli olabilecek derecede yıpranmış olduğu anlaşılmıştır. Müvekkil arızaların derhal giderilmesini sağlamış, toplamda 7.400 TL de masraf yapmıştır (Ek’teki faturalar).
  4. Ertesi gün davalı ile telefon üzerinden irtibata geçen Müvekkil yaşadığı sorunları davalıya anlatmışsa da davalı sattığı araçta herhangi bir sorunun yaşanma ihtimali olmadığını ve çıkan arızaların Müvekkilden kaynaklanmış olabileceğini iddia etmiştir. Yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacaktır ki, araçta meydana gelen sorunların kullanıma bağlı olarak meydana gelme ihtimali yoktur.
  5. Müvekkil 10.02.2020 tarihli noter ihtarnamesi ile davalıya araçta sonradan meydana gelen arızaları bildirmiş, yaptığı masrafları kendisine ödemesini istemiştir. Davalı ise bu ihtarnameye cevap vermemiş, telefonlara dahi çıkmamıştır. Araç davalının belirttiği gibi sorunsuz çıkmamış, Müvekkilin birçok masraf yapmasına neden olmuştur.
  6. Satış öncesi dürüst davranmayan, arızanın ardından ise ihtarlara karşı kayıtsız kalan davalı, araçtaki sorunları gizlemekte ve aracı olduğundan daha iyi durumda göstermekte kusurludur. Davalı, Müvekkilin yaptığı masraflardan sorumludur. Zira TBK m. 219’a göre satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.

HUKUKİ NEDENLER : TBK m. 219 vd. Hükümleri ve İlgili Mevzuat

HUKUKİ DELİLLER : 17.01.2020 Tarihli Araç Satış Sözleşmesi, 10.02.2020 Tarihli İhtarname, Onarımı Gösteren Faturalar, Tanık, Yemin, Bilirkişi, Keşif ve Diğer Deliller

SONUÇ VE TALEP : Açıkladığımız ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle Müvekkilin ayıplı araç için harcanan ve usulüne uygun ihbarlar nedeniyle satıcının sorumlu olduğu 7.400 TL’nin yasal faizi ile birlikte ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep ederiz.

Davacı Vekilleri

Av. Görkem Ece LEBLEBİCİ & Av. Fatih AKTULUN & Av. Omay Cem ÇİÇEK

Ayıplı Araç Satışı Yargıtay Kararları

Davacı, 08.02.2012 tarihinde devraldığı aracı gizli ayıbı öğrenir öğrenmez 20.02.2012 tarihli ihtarname ile davalıya bildirmiş ve sonrasında bunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.

Mahkemece her ne kadar aracın piyasa değerinden düşük satın alınması ve satın alma tarihinde yetkili servis sorgulamasının davacı tarafından yapılabileceği belirtilerek, davacının ayıbı bildiğine kanaat getirilmiş ise de; aracın piyasa değerinden düşük satın alınması davacının ayıbı bildiğine karine teşkil etmez.

Davacının, satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğü’nce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, TRAMER kayıtlarını inceleme ve TRAMER’e SMS atarak bilgi edinme yükümlülüğü de yoktur.

Davalı taraf, satış öncesinde davacıyı aracın pert olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispatlayamamıştır. Satışa konu araç hukuki ayıplıdır. Ayıp davacıdan gizlenmiştir. Ayıbın gizlenmediğinin ispat yükü davalıda olup davalı üzerine düşen ispat yükünü yerine getirememiştir. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur. Davalı satıcının ayıptan sorumluluk borcu bulunmaktadır. Davacının olayda kusurundan söz edilemez (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2014/37427 E., 2015/28490 K.)

Kimden satın alırsa alsın alıcının TRAMER kaydını sorgulamak mecburiyetinin olmadığı bu kararla vurgulanmıştır.

Somut olayda, müştekinin … Servis ve Tic. A.Ş.’nin yetkili bayisi olan … Otomotiv San. ve Tic. Ltd. Şti.’den 30/03/2010 tarihinde 2. el araç satın aldığı, satış aşamasında bayi tarafından araçta küçük boyutta hasar olduğuna ilişkin ekspertiz raporu verilmesine rağmen, Tramer bilgilerinden ve 04/07/2005 tarihli ve 21741 nolu dosyasından aracın perte çıkarıldığı ve kilometresinin düşürülmüş olduğu hususunun sonradan öğrenildiğinden bahisle ilgililer hakkında dolandırıcılık suçu yönünden şikayette bulunulması üzerine, olayın hukuki mahiyet arz ettiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 23. Ceza Dairesinin 02/05/2016 tarihli ilamında yer alan “katılanın, sahibinden.com isimli internet sitesinden verilen ilanı görerek sanıklardan suça konu aracı satın aldığı, aracı internetten satış ilanı ile satan sanıkların aracın kilometresi ile oynayarak 117.220 km olarak düşürmüş oldukları ve aracın daha az kullanılmış bir araç gibi gösterilerek, katılana normal satış bedelinin üzerinde satmak suretiyle 4.000-5.000 lira haksız menfaat temin ettikleri, sanıkların üzerlerine atılı suçu bu şekilde işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında, eylemin temas ettiği TCK’nın 158/1-f,son maddesinde düzenlenen bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına…” şeklindeki gerekçede belirtildiği üzere, kilometresi değiştirilmiş araç satma eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturacağının anlaşılması karşısında, araçla ilgili tüketici mahkemesindeki dosyanın celbi ile incelenmesi, şüphelilerin kimlik bilgilerinin tespiti ile beyanlarının alınması suretiyle sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi 2019/15493 E., 2020/5779 K.)

Aracın kilometresinin düşürülmesi ve alıcıya düşük gösterilmesi fiilinin sadece hukuki uyuşmazlık doğurmadığı, aynı zamanda suç oluşturduğundan bahsedilmiştir.

Ayıplı araç davası ne kadar sürer?

Diğer dava türlerinde olduğu gibi ayıplı araç davası için de bu soruya kesin bir cevap vermek, hatta devam eden bir dava için bile tahminde bulunmak bazen mümkün değildir.

Davanın açılmasının ardından ilk duruşma gününün tayini ve daha sonra davanın iki ya da üç duruşmada tamamladığı düşünüldüğünde bütün sürenin 1 yılı geçeceğini söyleyebiliriz. Süreyi belirleyen en önemli faktörün tanık, bilirkişi ve keşif gibi delillerin toplanması olduğunu da belirtmeliyiz.

2. el araba satışlarında cayma süresi var mıdır?

İkinci el araçlar için alıcının cayması mümkündür. Alışveriş, satışı meslek edinmiş kişiler arasında yapılmadıysa genel hükümler uygulama alanı bulur. Buna göre satın aldığı araç ayıplı çıkan alıcı bunu vakit kaybetmeden satıcıya bildirmelidir. Fakat ayıp sonradan ortaya çıksa bile ayıptan doğan haklar, devir tarihinin üzerinden iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Ayıplı araç satışında ihbar süresi nedir?

Ayıplı araç satışında ihbar süresi, ayıbın türüne göre belirlenir. Açık ayıplar uygun bir süre içinde, gizli ayıplar ise derhal satıcıya bildirilmelidir. Bu süreleri ihmal eden alıcı, aracı mevcut ayıplarıyla kabul etmiş sayılır ve ayıptan doğan haklarını kaybeder.

Bu durum Türk Borçlar Kanunu’nun 223. maddesinde “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.

Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz.

Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” şeklinde hüküm altına alınmıştır.

Ayıplı araç satışında hangi mahkeme yetkilidir?

Ayıplı araç satışında yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Görevli mahkeme ise asliye hukuk mahkemesidir. Tüketici işlemlerinde görev tüketici mahkemelerindedir. Bu durumda tüketici davayı, yerleşim yeri mahkemesinde de açabilir.

Satışta ekspertiz raporu zorunlu mu?

2018 yılında yürürlüğe giren İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik uyarınca ikinci el araç ticareti yapan gerçek ve tüzel kişiler, (sekiz yaş veya yüzaltmış bin kilometre üzeri araçlar hariç) satıştan hemen önce ekspertiz raporu almak zorundadır. Fakat bu işin ticaretini yapmayan kişiler arasında böyle bir mecburiyet yoktur.

Alınan ekspertiz raporunun hatalı olması durumunda ise satıcıdan talep edilebilecek haklar onunla birlikte ekspere de yöneltilebilir.

Düşüncelerinizi Bizimle Paylaşabilirsiniz !

Yorum Bırakın

Logo
0 262 331 07 59
Pandemi döneminde alanında uzman avukatlarımız ile online danışmanlık sürecini hemen planlayabilir, yanıtını merak ettiğiniz sorulara 7/24 ulaşabilirsiniz.
This is default text for notification bar